Serîrârâ-yı Amrük…

-Lâedrî

Serîr-ârâ-yı amrük, zîver-i dîhîm-i ersalnâk(1)
Hıdîv-i lâmekân, ferman-revâ-yı hıtta-i eflâk(2)
N’ola gülmîh-i bâb-ı akdesin tâc olsa şâhâne
Ki sensin pâdişahlar pâdişâhı ey şeh-i levlâk(2)

Günümüz Türkçesiyle Anlamı:
Ömrüne yemin edilen yüce zat, erselnak (âlemlere rahmet olarak gönderilme) tacının süsü. Mekânsızlık âleminin sultanı, feleklerde hükmü geçen. Ne ola mukaddes, yüce kapının süslü çivisi şahlara tac olsa. Ki sensin pâdişahlar pâdişâhı, “levlâke” sen olmasaydın “lemâ halaktü’l-eflâk” âlemleri yaratmazdım buyruğunun muhatabı.

Şiir Notları:
(1) “Amrük” derken burada “Ömrüne andolsun!” anlamındadır. Hicr suresi 72. ayete atıf yapılmaktadır. Bir görüşe göre meleklerin Lut’a (a.s.) hitabı olduğu söylenirken daha fazla kabul gören bir başka görüşe göre Allahu Teâlâ Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e (s.a.s.) hitap etmiştir. (1) Erselnâke: Seni gönderdik anlamındadır. Enbiya suresi 107. ayete atıf vardır. “Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (2) Hıdîv vezir anlamındadır. Burada sultan anlamında da kullanabiliriz. (3) “Levlâke levlâk, lemâ halaktü’l-eflâk” Kutsî hadis olarak bilinir. “Sen olmasaydın (ey Habibim) âlemleri yaratmazdım.” anlamındadır.


Destek ol 
Rastgele Getir