Gül Muştusu III.
-Sezai Karakoç-
Kerpiçte bir değişme var
Ölü tozunda bir doğrulma
Tüyleniyor mezartaşları
Sızıyor saçaklardan kiremit kanı
Oluklardan akıyor
Dökülmüş çiçek tozlarıyla bulanmış su
Arılar arılar içeceğiniz su bu su
Kerpiç damlarımızın oluklarından akan
Baharla karışık su
Eleğimsağma damlaları(1)
Kar marmeladı
Her damlasında şimşek
Bir avuç suyunda yıldırım
Gök gürültüsünün salkımı
Her tanesinde çocuklara müzik ve patlangaç(2)
Çayırlar için kıvam
Koyun sırtlarının canlı yün besleyicisi
İnek karnındaki karanlığı
Kışı ve geceyi
Kış karanlığını boşaltıyor kıra
Baharın boşaltıyor geniş beyazlığına
Yavru doğurur gibi boşaltıyor soluğunu
Ve en yüksek ağaçların
Tepe locaları leyleklere ayrılmıştır
Güneyli ama yine de Romalı senatörler
Çöküş Roma’sının kaygısız senatörlerine
Ölüm pelerinini giymişler de gelmişler
Boyuna törendedirler
Sezar’ın gömülme töreninde
Bütün bunlar olacak ama ilerde
Benim bütünleyeceğim yerde
Ölümle dirilişle
Kerpice kattığım gülle duamla
Kır ortasına saldığım mezarlarımla
Tabutla değiştireceğim tabiatı
Cam keser gibi elmasla
Keseceğim baharın ipliğini
Güneşten gelen iplikleri
Bahar ki hiyeroglifler yeşil yapraklarda(3)