Her Kimin Kim Aşkı Yok Hayvandürür

-Eşrefoğlu Rûmî-

Her kimin kim aşkı yok hayvandürür
Gerçi kim sûrette ol insandürür

Sûreta insan velî hayvan sıfat
Ma‘nide ol belhüm edaldendürür(1)

Aşkı olmayan kişinin cânı yok
Sâmiri gâvi gibi bîcândürür(2)

Bu mîşede her kişi şîr olmaya
Kimi tilki kimi aslandürür

Her hacer la‘l olmaya ey bî-basar
Kimi yakut kimisi mercândürür

Âşıkın mihr u vefâ sıdk u safâ
İşi dâim lütfile ihsândürür

Aşksızın her sözü çün cenk u cidâl(3)
Kibr u ucb sıfatı şeytandürür

Âşıkın işi tevâzu meskenet
Gözleri yaşı müdâm seylândürür

Aşksızı gör kim bahl u nâkes u şûm
Nefsi itin becerür sekbândürür

Âşıkın kalbi selîm keffi kerîm
Dost yolunda canı da kurbândürür

Aşksızın gönlü daracık söyleme
Zemheri şîveli bir nâdândürür

Âşıkın gönlü müdâm kaynar taşar
Taşra atar dürlerin ummândürür

Aşksızın her bir sözü bir ok gibi
Dokunur sanki katı yaydandürür

Âşıkın cünbüşleri tatlı şirîn
Her duâsı dertlere dermândürür

Aşksızın her taâti olur hebâ
Âşıkın küfrü dahi îmândürür

Âşıkın vârı yol içinde sebîl
Nesine hükm idesin fermândürür

Aşksızın yeri cehennem esfeli
Sekiz uçmak âşıka meydândürür

Gerçi âşık sûretâ miskin fakîr
İlle manâda ulu sultândürür

Her kimin kim aşkı var câhil değil
Zîrâ her müşkil ana âsândürür

Eşrefoğlu Rûmî’nin her bir sözü
Aşk ile bir bahr-i bî-pâyândürür

Günümüz Türkçesiyle Anlamı:
Her kimin ki aşkı yoksa her ne kadar sureta insan olsa da hayvanlığa layıktır. Sureta insan fakat hayvan sıfatlıdır, manada o onlardan daha aşağıdır. Aşkı olmayan kişinin canı yoktur. Samirî’nin buzağısı gibi cansızdır. Her taş lal taşı değildir ey gözü görmez, basiretsiz; kimisi yakut kimisi mercandır. Âşığın sevgisi ve vefası, sıdkı ve sefası işi daima lütuf ve ihsandır. Aşksızın her sözü çekişme kavga gibidir. Kendini beğenmişliği şeytan sıfatıdır. Âşığın işi tevazu ve acizlik, çaresizlik; gözlerinden devamlı yaşlar akar durur. Âşığın işi tevazu ve acizlik, çaresizlik; gözlerinden devamlı yaşlar akar durur. Aşksızı gör ki (işi) cimrilik, alçaklık ve uğursuzluk; nefis köpeği muhafız gibi durmayı becerir. Âşığın kalbi sağlam, doğru, avucu ise cömerttir. Dost yolunda canı da kurbandır. Aşksızın gönlü daracık söyleme (bir şey). Karakış şiveli/aksanlı bir cahildir. Âşığın gönlü daima kaynar taşar. Dışarı atar incilerini, okyanus gibidir. Aşksızın her bir sözü bir ok gibidir. Dokunur sanki katı yaydan. Âşığın eğlencesi tatlıdır, şirindir. Her duası dertlere dermandır. Aşksızın her ibadeti heba olur. Âşığın küfrü dahi imandır. Âşığın neyi varsa yola saçılır (sebil etmiştir dağıtır herkese). Nesine hükme edesin, fermandır (âşıklık yolunda emirdir bu âdeta). Aşksızın yeri cehennemin en alt tabakası. Âşık için ise sekiz cennet meydandır. Her ne kadar âşık, sureta miskin fakir olsa da manada ulu bir sultandır. Her kimin aşkı varsa cahil değildir. Zira her zor iş ona kolaydır. Eşrefoğlu Rûmî’nin her bir sözü, aşk ile bir kıyısız denizdir (ucu bucağı yoktur).

Şiir Notları:
(1) Eşrefoğlu Rumî Hazretleri Allah muhabbetini, aşkı tadamayan nasipsizleri ayetin ifadesiyle hayvandan daha aşağı mahluka benzetmiştir. Bakınız: “Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir.” (Araf, 7/179) (2) Musa (a.s.) Tur dağındayken kavmi, Samirî isimli kuyumcunun halkın ziynet eşyalarından yaptığı altından buzağıya tapmaya başlar. Bu hususta Bakara, Araf ve Taha surelerindeki ilgili ayet-i kerimelere bakılabilir. (3) Veya: “Aşksızın her sözü da‘vâ cenk u cidâl”.


Destek ol 
Rastgele Getir