Hilye-i Hâkânî

-Hâkânî Mehmed Bey-

Gelmeden ketm-i ademden Âdem(1)
Âna dirlerdi nebiyyü’l-akdem

Okumazken o Halîl’in halefî(2)
Etdi mülzem ulemâ-yı selefî

Âna ümmi lakab olmak mahzâ
Olduğundandır o ümmü’l-eşyâ(3)

Nîce ümmî ki kitabhâne-i Hak(4)
Oldu te’lîfi ile müstağrak

O zuhûr etmek içün Rabb-i ibâd
Âdem’in etdi vücûdun îcâd(5)

Günümüz Türkçesiyle Anlamı:
Allah’ın sırlı hazinesinde daha Âdem (a.s.) yaratılmamışken, “Kün!” (Ol!) emri yokken Efendimiz (s.a.s.) peygamberdi. Okuma yazma bilmezken Hz. Halil İbrahim’in (a.s.) halefi olarak (peygamberliğini ilan edip yerini alarak) gelmiş geçmiş tüm âlimleri (ilmi, ölümsüz olan Allah’tan alan ümmi peygamber, ilmiyle) susturdu. O’na (s.a.s.) has olarak ümmi lakabının verilmesi, eşyanın anası (mayası, özü, cevheri) olmasındandır. Nasıl bir ümmi ki (O Peygamber) Hakk’ın kitaphanesi (kütüphanesi) O’nun (s.a.s.) telifiyle (eserleriyle) gark olmuştur (dolup taşmıştır). Efendimiz (s.a.s.) ortaya çıksın diye Rabbimiz Allah, Âdem’i (a.s.) yaratmıştır.

Şiir Notları:
Hilye-i Hâkânî’den bit kesittir. “Fâilâtün/ fâilâtün/ fâilün” kalıbıyla yazılmıştır. (1) Ketm: Saklı tutma, gizleme gibi anlamlara gelmektedir. Adem: Yokluk, hiçlik, olmama, bulunmama, ölüm gibi anlamlara gelmektedir. Ketm-i adem için ise kimi sözlüklerde yaratılıştan evvelki izafi yokluk anlamı verilir. Ketm-i adem, kenz-i mahfî (gizli hazine) olarak da bilinmektedir. Ayet-i kerime: “Onu topraktan yarattı. Sonra ona ‘Ol!’ dedi. O da hemen oluverdi.” (Âl-i İmran, 3/91) İlmî kaynaklarda ilk yaratılan şeye dair üç rivayet vardır: “İlk yaratılan şey Hz. Peygamber’in (s.a.s.) nurudur.”, “İlk yaratılan şey akıldır.”, “İlk yaratılan şey kalemdir.” Derler ki yazmanın olabilmesi için bir iradenin olması gerekir. Bu durumda ilk yaratılan Hz. Peygamber’in (s.a.s.) nurudur. O nurdan akıl yaratıldı, sonra da kalem yaratıldı. (2) Halef: Sonradan gelip evvelkinin yerine geçen. Hadis-i şerif: “Ben ceddim (atam) İbrahim’in duası, kardeşim İsa’nın müjdesi ve annemin rüyasıyım.” (3) Ümmî lakabı Efendimiz (s.a.s.) için kullanıldığında ilmini ölümlüden almayıp ölümsüz olan Allah’tan alan anlamındadır. Ayrıca “ümm” kelimesi bir şeyin mayası, kaynağı gibi anlamlara gelir. Efendimiz (s.a.s.) de eşyanın yaratılmasındaki ana mâyedir. Hadis-i şerif: “Âdem toprak ile su arasındaydayken ben peygamberdim.” Efendimiz (s.a.s.) yaratılış olarak evvel, bu âleme gönderiliş olarak sonradır. (4) Veya “kütübhâne-i Hak. (5) “Rabbin meleklere ‘Ben yeryüzünde bir halife var edeceğim.’ demişti; melekler, ‘Orada bozgunculuk yapacak, kanlar akıtacak birini mi var edeceksin? Oysa biz Seni överek yüceltiyor ve Seni devamlı takdis ediyoruz.’ dediler; Allah ‘Ben şüphesiz sizin bilmediklerinizi bilirim.’ dedi.” (Bakara, 30); “Andolsun, biz insanı, çamurdan (süzülmüş) bir özden yarattık.” (Müminun, 23/12) …


Destek ol 
Rastgele Getir