Kudüs - القدس

-Nizar Kabbanî-

بكيت.. حتى انتهت الدموع
صليت.. حتى ذابت الشموع
ركعت.. حتى ملني الركوع
سألت عن محمد فيك وعن يسوع
يا قدس، يا مدينة تفوح أنبياء
يا أقصر الدروب بين الأرض والسماء
يا قدس، يا منارة الشرائع
يا طفلةً جميلةً محروقة الأصابع
حزينةٌ عيناك، يا مدينة البتول
يا واحةً ظليلةً مر بها الرسول(1)
حزينةٌ حجارة الشوارع
حزينةٌ مآذن الجوامع
يا قدس، يا جميلةً تلتف بالسواد
من يقرع الأجراس في كنيسة القيامة؟
صبيحة الآحاد
من يحمل الألعاب للأولاد
في ليلة الميلاد
يا قدس، يا مدينة الأحزان
يا دمعةً كبيرةً تجول في الأجفان
من يوقف العدوان؟
عليك، يا لؤلؤة الأديان
من يغسل الدماء عن حجارة الجدران؟
من ينقذ الإنجيل؟
من ينقذ القرآن؟
من ينقذ المسيح ممن قتلوا المسيح؟(2)
من ينقذ الإنسان؟
يا قدس.. يا مدينتي
يا قدس.. يا حبيبتي
غداً.. غداً.. سيزهر الليمون
وتفرح السنابل الخضراء والزيتون
وتضحك العيون
وترجع الحمائم المهاجرة
إلى السقوف الطاهره
ويرجع الأطفال يلعبون
ويلتقي الآباء والبنون
على رباك الزاهرة
يا بلدي
يا بلد السلام والزيتون

Günümüz Türkçesiyle Anlamı:
Ağladım.. gözyaşları tükenene değin/ Namaz kıldım.. mumlar eriyene değin/ Rükû ettim.. rükû benden usanana değin/ Sordum Hz. Muhammed’i (s.a.s.) ve Hz. İsa’yı (a.s.) sende/ Ey Kudüs, ey peygamberler kokan şehir/ Ey yerle gök arasındaki en kısa yol/ Ey Kudüs, ey semavi dinlerin (şeriatlerin, ilahi kanunların) feneri (deniz feneri, yol gösteren ışık kaynağı)/ Ey parmakları yanık güzel çocuk/ Hüzünlü güzlerin, ey iffetli (Hz. Meryem’in) şehri/ Ey Resulün (Hz. Muhammed’in (s.a.s.) Efendimizin) uğradığı (Miraç gecesi Mescid-i Aksa’ya götürüldüğü) gölgeli (kavurucu sıcakta sığınılacak bereketli) vaha/ Hüzünlü sokakların taşları/ Hüzünlü camilerin minareleri/ Ey Kudüs, ey siyahlara bürünen güzel/ Çanları kim çalacak Kıyamet Kilisesi’nde/ Pazar sabahları?/ Kim yüklenecek, götürecek oyuncakları çocuklar için/ Noel gecesi?/ Ey Kudüs, ey hüzünler şehri/ Ey göz kapaklarında cevelan eden, dönüp duran (hapsolmuş, akamayan) büyük gözyaşı/ Kim durduracak bu düşmanlığı, bu zulmü?/ Sana yapılan, ey dinlerin incisi/ Kim yıkayacak kanları, duvarların taşlarından/ Kim kurtaracak İncil’i?/ Kim kurtaracak Kur’an’ı?/ Kim kurtaracak Mesih’i, Mesih’i katledenlerden (katlettik sananlardan)?/ Kim kurtaracak İnsanı?/ Ey Kudüs, ey şehrim!/ Ey Kudüs, ey sevgilim!/ Yarın… yarın.. limon çiçek açacak/ Ve sevinecek yeşil başaklar ve zeytin (ağaçları)/ Ve gülecek gözler/ Ve dönecek göçmen güvercinler/ Tertemiz çatılara/ Ve dönecek çocuklar oynamaya/ Ve kavuşacak, babalar ve oğullar/ Senin çiçek açmış tepelerinin üzerinde/ Ey vatanım!/ Ey barışın ve zeytinin ülkesi!

Şiir Notları:
Şiirin Arapçası linkten alıntıdır: https://www.aldiwan.net/poem6530.html (1) “Kulunu (Muhammed'i) bir gece Mescid-i Haram'dan (Mekke'den), kendisine bir kısım ayetlerimizi göstermek için, çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksa'ya (Kudüs'e) götüren Allah'ın şanı yücedir. Doğrusu O, işitir ve görür.” (İsra, 17/1) (2) “Bu, bir de inkarlarından, Meryem'e büyük bir iftirada bulunmalarından ve ‘Meryem oğlu İsa Mesih'i, Allah'ın elçisini öldürdük.’ demelerinden ötürüdür. Oysa onu öldürmediler ve asmadılar, fakat onlara öyle göründü. Ayrılığa düştükleri şeyde doğrusu şüphededirler, bu husustaki bilgileri ancak sanıya uymaktan ibarettir, kesin olarak onu öldürmediler, bilakis Allah onu kendi katına yükseltti. Allah Güçlü’dür, Hakim'dir.” (Nisa, 4/156-158)


Destek ol 
Rastgele Getir