Neler Gördüm

-Tokadîzâde Şekib Bey-

Sırr-ı hakîkate mahrem olunca,
Bir katre şeklinde ummanlar gördüm,
Merdân-ı Hudâ’ya hemdem olunca,
Dervîş sûretinde sultanlar gördüm.

Bu gülşenin bakmam çiçeklerine,
Meyletmem hezâr-ı nağme-gerine,
Ben o çiçeklerde şebnem yerine,
Semâdan damlamış al kanlar gördüm.

Kolayca inanmam, isterim bürhân,
Zâhire aldanmaz erbâb-ı irfân;
Gönlümdeki derde ararken dermân
Ben kendimden haste lokmanlar gördüm.

Her söze kanarsan düşersin derde
Felâketle kalkar gözünden perde,
Dünyâ dediğimiz bu süflî yerde
Cibrîl’e benzeyen şeytanlar gördüm.

Neler etti neler bu felek bana,
Hayrette kalırsın söylesem sana,
Nûh’un gemisinde değildim amma,
Ona dehşet verir tûfanlar gördüm.

Yıldızım düşkündü, tâli‘im küskün
Muzlimdi eyyâm-ı hayâtım bütün,
Erenler elimden tuttular bir gün;
Şanlı demler sürdüm, devranlar gördüm.

Çehre-i maksûdu gören bî-nikâb,
Dünyâyı ukbâyı eylemez hisâb,
Bâde-i hikmetden olub neşve-yâb
Dâreyni bir pula satanlar gördüm.

Bâb-ı Hak açıktır merd-i âgâhe,
Candan geçenlerdir eren Allâh’e
Hakîkat yolundan ben bu dergâhe
İsteğiyle gelmiş kurbanlar gördüm.

Günümüz Türkçesiyle Anlamı:
(Şiirleri İngilizce dil seçeneğini seçerek okumalı, aksi hâlde çeviri bozuk çıkıyor.) Hakikat sırrına mahrem olunca (erişince) bir damla şeklinde ummanlar (okyanuslar) gördüm. Allah erleriyle yakınlık kurunca derviş suretinde sultanlar gördüm./ Bu gülşenin (gül bahçesinin) bakmam çiçeklerine. Meyletmem nağme eden binine. Ben o çiçeklerde şebnem (çiy) yerine, semadan damlamış al kanlar gördüm./ Kolayca inanmam, delil isterim. İrfanlı kimseler aldanmaz dış görünüşe. Gönlümdeki derde derman ararken, ben kendimden hasta hekimler gördüm./ Her söze kanarsan düşersin derde. Felaket gelince gözünden kalkar perde. Dünya dediğimiz bu aşağılık yerde, Cebrail’e benzeyen şeytanlar gördüm./ Bu felek bana neler etti neler! Söylesem kalırsın hayrette. Nuh’un (a.s.) gemisinde değildim ama, onu bile dehşete düşürecek tufanlar gördüm./ Yıldızım düşüktü, talihim küskün. Yaşadığım hayatta (âdeta) karanlıkta kalmıştım. Bir gün erenler elimden tutunca öyle şanlı demler sürdüm, devranlar gördüm ki (anlatılmaz yaşanır)./ Yüzündeki perde kalkan kimse, maksudu olan Allah’ın cemalini görünce dünyayı da ahireti de hesap etmez (mal mülk derdine düşmez, sevap peşinde koşmaz, sadece O’nun rızası için yaşar). Hikmet şarabından neşelenip iki dünyayı (dünya ve ahireti) bir pula (az bir paraya) satanlar gördüm./ Agâh olan ere Hakk’ın kapısı açıktır. Candan geçenlerdir ancak Allah’a erenler. Ben hakikati bulup bu dergâha isteğiyle gelmiş nice kurbanlar gördüm.


Destek ol 
Rastgele Getir